CEZA HUKUKUNDA HAPİS CEZASININ ERTELENMESİ

Hapis cezasının ertelenmesi

Türk Ceza Kanunu 51. Maddesinde;  İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır.

Ceza hukukunda hapis cezasının ertelenmesi Türk Ceza Kanunu 51. Madde de düzenlenmiştir. Hapis cezasının ertelenebilmesi için suçu işleyen sanık 2 yıl veya daha kısa süreli bir hapis cezası almış ise ceza mahkemesi hakimliği tarafından verilen ceza ertelenebilir.  Ceza davasında sanık yaş olarak 18 yaşından küçük veya 65 yaşından büyük ise bu süre 2 yıl yerine 3 yıldır.  Ceza Mahkemesi tarafından adli sicil kaydı temiz olan bir sanık 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası alırsa, erteleme ve Hükmün açıklanmasının geri bırakılması yaptırım yollarından birini seçebilir. Ceza mahkemesi hakimi bu durumu sanığa veya sanık müdafi olan ceza avukatına sorar, bu  iki yaptırım yolundan birini seçebilirler.

1- HANGİ HALLERDE HAPİS CEZASININ ERTELENMESİ KARARI VERİLEBİLİR?

Erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;

a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,

b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması gerekir.

Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.

Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.

 Denetim süresi içinde;

a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,

b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,

c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, Mahkemece karar verilebilir.

Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.

 Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2012/2-1448 E. , 2013/604 K. Sayılı kararında Sanığın adli sicil belgesinde birden çok eski mahkûmiyetinin bulunduğu, taraflar arasında uzlaşma sağlanmadığı, ‘sabıkalı oluşu ve kişilik özellikleri dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılamadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına’ karar verilmiştir. Buradaki ‘kişilik özellikleri’ni ertelememe kararındaki gerekçeyle bir bütün olarak ele almak gerekir. TCK’nun 51/b bendine göre; ‘suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması’ gerekir. Bu hususta değerlendirmeler yapılırken sanığın suçu işledikten sonra ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınacaktır. Bu tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak mahkemede kişinin tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşması gerekir. Bu değerlendirme yapılırken sanığın kişiliği gözönünde bulundurulacaktır. Sanığın suçunu kabul etmediği, yargılama sırasında işlediği suçtan dolayı bir pişmanlık duyduğunu da ifade etmediği, kararın gerekçe bölümünde kişiliğinden bahsedildiği, hükmü parça parça değil bir bütün olarak değerlendirmek gerekir. Bu açıklama çerçevesinde, yerel mahkemece kararında sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaate ulaşılmadığından, TCK’nun 51. maddesi uygulanmamıştır” düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurarak, Özel Dairenin bozma kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün onanmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur

 Yerel mahkemece sanığın hapis cezalarının ertelenmemesine yönelik olarak sabıkalı oluşuna da dayanılması, önceki mahkumiyetlerine konu ilamların ertelemeye engel olmaması nedeniyle isabetli değil ise de, yargılama sürecinde pişmanlığını gösteren herhangi bir ifade ya da davranışı dosyaya yansımayan, kanuni olarak ertelemeye engel olmamakla birlikte, adli sicil kaydında birisi tekerrüre esas alınan mahkûmiyetleri bulunan sanık hakkında, cezasının ertelenmemesine ilişkin olarak sabıkalı oluşu dışında; “kişiliği, suç işleme konusundaki eğilimlerine göre, cezanın ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği yolunda kanaat oluşmadığından cezasının ertelenmesine yer olmadığına” şeklinde gösterilen gerekçenin dosya muhtevasına uygun, denetime elverişli, yasal ve yeterli olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu karara istinaden yargılama sürecinde pişmanlığını ifade ve davranışları ile gösteren kişi ; Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Uzlaşmak istiyorum. Savunmam bundan ibarettir söyleyerek bu durumlardan yeterince pişman olduğu sabittir.  Müşteki taraf müvekkil hakkında tüm şikayetlerinden feragat etmiştir. Bu sebeple TCK’nın 51. Maddelerinin uygulanması gerektiği son derece açık olması sebebi ile bu durumlarda  Yargıtay Ceza Genel Kurulu istinaden erteleme kararı verilmelidir.



Hemen Arayın